Eylül 14, 2008

Patlıcanlı Fıstıklı Pilav ve Patates salatası

Malzemeler:
500 gr kuzu kuşbaşı
1 kg pirinç(30 dk. sıcak tuzlu suda ıslatılmış)
4 adet patlıcan(kuşbaşı doğranıp kızartılmış)
1.5 çay bardağı Antep fıstık içi
1.5 çay bardağı Badem içi
tuz
Yapılışı :
Kuzu etini iyice yumuşayana kadar pişirelim ve suyunu bir kaba süzelim.(Düdüklü tencerede 20 dk. kadar pişirdim)Fıstık ve bademleri pilavı pişireceğimiz yapışmaz tabanlı tencereye yayalım.Üzerine haşlanmış kuzu etlerini yayalım.Etlerin üzerine kızarmış patlıcanları yayalım.Pirinci yıkayalım süzelim ve patlıcanların üzerine yayalım.Etsuyuna yeterince tuz ekleyerek pirinçlerin kenarından üzerini 1 parmak geçecek kadar yavaşça tencereye akıtalım.Eğer etsuyu az gelirse kaynar su ekleyelim.Kaynayınca çok kısık ateşte pirinçler yumuşayana ve suyunu çekene kadar pişirelim.15. dk kadar dinlendirip tencerenin üzerine geniş bir tepsi kapatalım ve dikkatlice ve hızlıca ters çevirelim.



Renkli patates Salatası:
5 adet haşlanmış patates
4 adet haşlanmış havuç
yarım demet maydonoz
kornişon turşu
limon tuz zeytinyağı
sarımsaklı yoğurt

Haşlanmış patates ve havucu ayrı ayrı ezelim ve tuz zeytinyağı limon ile tatlandıralım.Doğranmış maydonozu kornişonu da patatese ekleyelim. Ortası delikli kek kalıbına
önce patatesi yayalım sonra havucu yayalım ve buzdolabında 2 saat kadar soğuttuktan sonra servis tabağına ters çevirelim ve üzerine sarımsaklı yoğurt gezdirelim.

Eylül 03, 2008

Narçiçeği Şerbeti ve Maş Fasulye salatası

Antalya'ya vardığımızda ablamın biz yolyorgunları için ilk ikramı bu güzel şerbet oldu.
Hem yorgunluk hem sıcak üstüste gelince bu şerbet bize ilaç gibi geldi doğrusu.
Önce vişne suyu zannettim ama ablam ''narçiçeği ''dedi.

İstanbul'a dönmeden önce ablamın baharatçısından biraz aldım evde yapmak üzere.
Mısır çarşısına gittiğimde orada da satıldığını gördüm.Kilogramı 20 ytl.
Daha önceki yıllarda Kuzuluk gezimizde de ''Mekkegülü'' adıyla satıldığını ve şeker hastalığına iyi geldiği yazdığı için kayınvalideme hediye aldığımızı anımsadım .
Aldığımız satıcı çay gibi demlendiğinden bahsetmiş ama soğuk içilebileceğinden basetmemişti.
İnternette yaptığım kısa bir araştırma ile bir kaç adı olduğunu ama en bilinenin ''Hibiskus'' olduğunu ve Malezya'da Sudan'da çok tüketildiği ,İngilizce adının ''Sorrel'' olduğu ve bazı bitki çaylarına da renk vermesi açısından karıştırıldığı gibi bilgilere ulaştım.
Kurutulmamış hali burada , kurutulmuş halini ise aşağıda fotoğrafladım.Ramazanda şerbet içmek isteyenler için çok güzel bir seçenek.3 çay bardağı narçiçeği kurusu
1 litre su
şeker
2 çubuk tarçın
3 karanfil
3-4 adet kakule
3-4 adet minik kuru gül


Bütün malzemeleri  ve suyu bir taşım kaynatıp soğutuyoruz .Damak tadımıza göre istediğimiz kadar şeker ve su ekleyerek buz ile servis yapıyoruz.



Maş Fasulyesi salatası:
3 bardak maş fasulye(haşlanmış)
1 demet taze soğan
1 demet maydonoz
1 kırmızı biber
3-4 kornişon turşu
yarım demet dereotu
1 domates
4-5 diş sarımsak
1 yemek kaşığı pul biber(veya isot)
4 kaşık nar ekşisi
zeytinyağı
tuz
Fasulyeleri ayıklayalım( benim aldığım fasulyeler biraz taşlıydı).4-5 saat kadar ılık suda ıslatalım ve tuzlu suda30 dk. kadar kaynatalım.Çabuk pişen bir bakliyat dağılmamasına dikkat edelim. Bütün malzemeleri minik doğrayalım ve karıştıralım soğumuş fasulyeleri de ekleyelim.Soğuk olarak servis edelim.

Ağustos 30, 2008

Frigo ve Çörekotlu Kurabiye

bu kurabiyelerin tarifi Sevgili arkadaşım Sevil'den.Bir kaç defa Sevil'in elinden tattım ve çok beğenince ben de yaptım çocuklarla gittiğimiz bir piknik için.
Tarifi:
MALZEMELER
1 çaybardağı sıvıyağ

100 gr tereyağ
1 çaybardağı çörek otu
1 yumurta

1 cay bardagı seker
1 paket kabartma tozu

aldığı kadar un
YAPILIŞ
Malzemeleri karıştırın,yumurta akını da hamurun içine ekleyin ,aldığı kadar un ekleyin.İstediğimiz gibi şekil verelim ve yumurta sarısı sürelim üzerine.Önceden ısıtılmış 180C fırında pişirelim.

Yazın sıcak günlerinde yaptığım serin lezzetlerinden biri de bu ev frigosu.Tarif forumdan Sevgili Benan'a ait.

Benan'ın anlatımıyla tarif şöyle:

6 yumurta akı ıle bır cay bardagı sekerı ıyıce cırpıyorsun.
İyıce beyaz olacak.

Ayrı bır kapta ıkı poset krem santıyı bır su bardagı sutle cırp.
Bır paket vanılya koy.
Sonra ıkı karısımı bırlestır.
3 kaşık kakao ekle.
İstersenız damla sakızıda ılava edılebılır.
Dıkdortgen borcama dokuyoruz.
Bır bucuk ıkı saat donduruyorsun....Servise hazır.10 dk kadar oda sıcaklığında bekletip dilimleyerek servis edebiliriz.

Ağustos 26, 2008

Antalya'da Yemek

Antalya Gezimizde yediğimiz en güzel yemekler ablamın mutfağından çıkanlardan sonra Sedir Restaurantta yediklerimizdi diyebilirim.Sedir Restaurant'ta Konya mutfağına ait yemekler vardı .Antalya'ya özgü yemekler neydi derseniz tahinli piyaz salatası ve tahinli fırın kabak tatlısı.Yukarıdaki etli ekmekler 1.5 m. uzunluğunda servis ediliyordu.Özel tahta tepside sıcak olarak masaya getiriliyor ve herkes istediği kadar keserek yiyebiliyor.Tulumpeynirli ve kıymalı olan çok beğenildi bizler tarafından.Fırın kebab ve arapaşı çorbası da nefisti.Ben bamya çorbası da tatmak istedim ama hafta sonları servis ediliyormuş sadece.Bol köpüklü soğuk ayran


Roka ve karışık salata




Arapaşı çorbası



Fırın kebab




Tahinli piyaz



KÖYÜM GÖZLEME


Antalya'da kış ve bahar aylarında daha çok tercih edilen gözleme ve köy kahvaltı mekanlarından biri ''Köyüm Gözleme''
Çakırlar yolu gözleme ve kahvaltı mekanlarıyla dolu


Yukarıda görüldüğü gibi nar ve portakal bahçelerinin içinde kurulmuş tahta sedirlerde sere serpe bir kahvaltı yapmak mümkün.


Biz gittiğimizde yaz olduğundan sedirlerin kenarlarındaki plastik koruma perdeleri kaldırılmıştı.Kışın bu perdeler kapatılıyormuş ve özel bir mangal üzerinde gelen çay mekanı ısıtıyormuş.Çok zevkli olduğundan bahsettiler.



''Köyüm Gözleme''nin sahibesi Selma Aktaş hanımefendi hoşsohbeti ve güleryüzü ile ağırladı bizleri.Gözlemeleri pişiren bir yardımcısı var.Yemek sonras istediğimiz tahinli katmeri de bizzat kendisi pişirdi.



Sahanda tereyağlı köy yumurtası,bahçe domatesi,salatalığı,tereyağ bal peynir gibi çeşitler mevcut.İsterseniz kendinizde yanınızda bir kaç çeşit kahvaltılık getirebiliyorsunuz.


Gözleme ve bazlama nefisti,mutlaka denemelisiniz.Bazlamaların içine tereyağ ve tulumpeynir koyarak yemenizi tavsiye ederim.


Eğer tahinli katmerde tadacaksanız midenizde biraz yer ayırmanız gerekiyor.Biz artan katmerleri evde ikindi çayı eşliğinde yedik ve hala nefasetini koruyordu.
Yolunuz düşerse uğrayın mutlaka
Adres:
Köyüm Gözleme
Bahtılı Köyü
Çakırlar Yolu Antalya
Tel:0242 4193049

Ağustos 13, 2008

Antalya Gezimiz ve Olympos'ta Sucuk Keyfi

Yazıma bu eşsiz güzellikteki Kurşunlu Şelalesi fotoğrafı ile başlamak istedim.Hem yaz hem de Antalya tatili araya girince bloga yazmaya fırsatım olmadı.1 yıldır Antalya'da yaşayan ablamın ısrarlı daveti sonucu ani bir kararla yola çıktık.Tatil bittiğinde geldiğimize değdi diye düşündük açıkçası.



Bu tatilimiz diğerlerinden farklı olarak tarih ve kültür gezisi gibi oldu.Çocuklarımın ülkemizin tarihi zenginliklerini ve doğal güzelliklerini tanıması açısından çok iyi oldu bu tatil diye düşünüyorum.Ablamın evi Antalya merkezde,hem Side tarafına hem de Kemer tarafına gidebilmemiz kolay oldu bu açıdan.



Daha önce 2-3 defa gitme imkanım oldu,Her defasında farklı güzelliklerle karşılaşmak mümkün Antalya'da.Zaten bir tatilde bütün güzellikleri tarihi eserleri gezebilmek mümkün değil sanırım.Bizim de aklımızda olan ama gezemediğimiz thermessos,phaselis,adrasan ,kekova gibi yerler kaldı.Onları ve diğer görülecek yerleri ablamın öncü gezi yaparak keşfedip bizim de seneye göreceğimizi düşünerek ayrıldık Antalya'dan.




Bu yukarıdaki güzellikte yine Kurşunlu Şelalesinden.

Yukarıdaki fotoğraf Çıralı Beydağlarındaki Yanarateş.Yanarateşe ulaşmak biraz meşakkatli doğrusu.Olympos milli parkına gelip biletimizi aldığımızda görevli ''1 km kadar dağa tırmanmanız gerekiyor''deyince yanımızda çocuklar olduğunu düşünerek biraz tereddüt ettik doğrusu.Ama sucuk pişirmeyi ve bu değişik doğal oluşumu görmeyi kafamıza koyduğumuzdan dolayı vazgeçmedik ve 1 km ve 280 basamak olan yolu nefes nefese kalarakta olasa tırmandık.Sonuçta şu yukarıdaki gibi eşsiz bir manzara,yanar ateş gibi değişik bir jeolojik oluşumu görme ve nefis sucukları tatma imkanımız oldu.


Gezdiğim yerler arasında en beğendiğim ve ilginç gelen Olympos antik kenti ve yanarateş oldu doğrusu.Olympos yanartaş,Beydağları üzerinde jeolojik bir oluşum sonucu yüzyıllardır süren bir gaz sızıntısı.

Yanarateşi görmek isteyenler rahat yürüyüş kıyafetleri ve ayakkabıları ile mutlaka su bulundursunlar yanlarında.Dağda yanan bu ateşler yüzyıllar boyunca denizcilere denizfeneri görevi yapmışlar.Yine bu ateşin mitolojik bir öyküsüde var.İlk olimpiyat oyunları ateşinin de buradan alındığı söyleniyor.


Bu sucuklar Çıralı Olympos Yanartaş'ta bizim tarafımızdan pişirildi.Ablam,Antalyalı arkadaşlarından duymuş bu sucuk pişirebilme olayını.Biz biraz da tereddüt ederek te olsa sucukları yanımıza almayı ihmal etmedik.Görevliye sorduğumuzda''Elbette pişirebilirsiniz ateş var zaten ''dedi.



Yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi oluşmuş çukurlara ateşle yaklaşınca hemen alev alıyor.


Yine yanarateşin hemen yanında tarihi kalıntılar var.Yukarıda ki resimde tapınak olduğu söylenen kalıntıların renkli süslemelerinden günümüze çok az kalmış bir bölümü.


Tapınağın uzaktan görünüşü
Olympos Antik kenti
Olympos antik kenti Çıralı'nın sahilinde.Yanarateşten indikten sonra antik kenti de görmek istedik.Görevliye ''Uzak mı? Gitmek zor mu?''diye sorduğumuzda tırmanacak bir yer olmadığını sahilden 500 mt. kadar yürüyeceğimizi söyleyince rahatladık ve yorgunluğumuzu unutarak yola koyulduk.Yukarıda ki fotoğraf Olympos antik kentinin kurulduğu sahil.Sahilin en önemli özelliklerinden biri Caretta carettaların yumurtlama sahillerinden biri oluşu.

Yukarıdaki kaya kapıdan geçince antik kentin ürperten havası başlıyor.Antik kentin içinden geçen dere burada denize dökülüyor ve çok hoş bir görüntü oluşturuyor.Tatlı su ve tuzlu su yanyana.Kaya kapının üzerindeki dağın içine oyulmuş gibi kent.Bizim kente varışımız akşamı bulduğundan hızlıca gezdik ve hava kararınca da biraz da o ürperten havasından etkilenerek koşarak çıktık dışarı.Ama tam gezemediğimiz için ve o gün gurupta olmayan kardeşim ve oğlum için 2 gün sonra bir daha geldik.

Kentin hemen girişinde lahitler karşıladı bizi.Hepsinin önünde uzun uzun tarihçeleri anlatılmış.


Kentin bulunması 90 lı yıllarda tamamlanmış ve doğal yapısı hiç bozulmamış.



Karanlık havası,sarmaşıklar, devrilmiş ağaçlar, akarsular, tahta köprüler ve lahitleri ile kendimizi İndiana Jones filmlerinde gibi hissettik doğrusu.Çıralı'nın binalarla bozulmamış havasını doğal yapısını çok beğendim.Tam tatil yapılacak yer diye düşündüm.Tek katlı bahçeli,hamaklı pansiyonları , sakin sessiz havası,şahane kumsalı vardı.


Perge antik kenti


Falezler,Düden Şelalesinin denize döküldüğü yer.


Düden Şelalesi


Manavgat şelalesi

Aspendos tiyatrosu
Antalya Kaleiçini,Side tiyatrosunu ve antik kalıntıları da gezdik ama oraları resimlememişim nedense.
Antalya dünyada olabilecek bir çok güzelliğin verildiği bir şehir ve bunun tadını da en iyi yabancı turistler çıkarıyor maalesef diye düşündük sonuç olarak.
Yemeklerle ilgili yazımı bir sonraki iletiye bırakıyorum.

Temmuz 11, 2008

Meyve Şekerlemeli Topkek

Kızımın yaz kursu arkadaşları için hazırladım bu meyve şekerlemeli topkekleri.
Bu tür topkekler çocuklar tarafından çok seviliyor ,bu kekleri de çok sevmiş çocuklar kızımın anlatımına göre...
En az 30 adet topkek olmasını istediğim için malzemeyi bol tuttum ve 36 adet kekimiz oldu.

Malzemeler:
5 yumurta
1.5 bardak şeker
1 bardak süt
3/4bardak zeytinyağ
1 kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
1 vanilya
1 çay kaşığı zencefil tozu
1 bardak karışık meyve şekerlemesi
aldığı kadar un
Yumurta ve şekeri 5 dk. mixerin hızlı ayarında köpürünceye kadar çırptım.Zeytinyağı ,süt ekledim karıştırdım.Kuru malzemeleri bir kaba eledim ve onlarıda ekledim karıştırdım.Meyve şekerlemelerine 1 tatlı kaşığı un ekledim karıştırdım ve en son kek hamuruna ekleyip karıştırdım.Kağıt pasta kapsüllerini metal kalıplara yerleştirip 4/3 dolacak şekilde kek hamurunu paylaştırdım.180C ısınmış fırında 15-18 dk kadar üzerleri hafif pembeleşinceye kadar pişirdim.Bir defa da fırına sığmayacakları için 3 postada pişirdim kekleri.

Temmuz 08, 2008

Limonlu&Fıstıklı Dondurma

Sıcak günlerde en çok istenilen şey: Dondurma....

Çocukların vazgeçemediği ve bir taneyle yetinmek istememelerine kısa da olsa bir çözüm,evde dondurma yapmak ve buzlukta bulundurmak. Bu ayki etkinlik konusuna da oldukça uygun.Etkinlik evsahibi Neslihan'a kolay gelsin şimdiden....

2 gün önce çikolatalı ve sütlü olarak yaptım.Bu defa istek üzerine fıstıklı ve limonlusu yapıldı.



Limonlu Dondurma:

2 limon suyu ve kabuğu rendesi

2 poşet kremşanti

2 bardak soğuk süt

3 kaşık limonlu bitkisel jöle

3 kaşık toz şeker

Yapılışı:

Kremşantiyi süt ile sertleşinceye kadar 10 dk. çırpalım,buzluğa koyalım.Limonlu jöleyi 1 bardak kaynar su ile karıştıralım ve buzluğa koyalım.Limonları rendeleyip suyunu sıkalım şekerle karıştıralım.Jöle kıvam alıp soğuyunca,kremşanti ve limonlu karışım ile karıştıralım ve borcam tepsiye yayalım derin dondurucuda 10 saat kadar soğutalım .Servis yapacağımız zaman 5 dk. kadar oda sıcaklığında bekletip dondurma servis kaşığı ile kazıyarak top şekline getirip servis yapalım.



Fıstıklı Dondurma:
2 poşet kremşanti
2 bardak soğuk süt
3 yumurta akı
yarım çay kaşığı tuz
1 bardak çekilmiş antep fıstığı
yarım bardak şeker
Yapılışı:
Krem şantiyi soğuk süt le 10 dk. çırpalım.Sertleşince buzluğa koyalım.Yumurta aklarını tuz ile kar haline gelene kadar çırpalım.Kabı ters çevirdiğimizde dökülmeyecek kıvama gelsin.Krem şanti ye fıstık ve şekeri ekleyelim ve karıştıralım.Yumurta aklarınıda ekleyelim tahta kaşıkla akları söndürmeden hafifçe karışmasını sağlayalım.Borcama yayalım ve 10 saat kadar derin dondurucuda donmasını bekleyelim.Limonlu dondurmada olduğu şekilde servis yapalım.